CEMO Center - Paris tarafından yayınlandı
ad a b
ad ad ad

Ahmet Türk: 12 Eylül’leri, 1994’leri yaşadık ama şimdiki gibi Kürtlerin üzerine gelindiğini görmedim

Cumartesi 11.Ocak.2020 - 07:20 ÖS
Referans Paris
طباعة
Bir göre independent turkish

Görevinden alınarak yerine kayyum atanan HDP’li eski Mardin Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Türk, Halkların Demokratik Partisi (HDP) tarafından Batman’da düzenlenen ‘Demokratik yerel Yönetimler Buluşması’nda konuştu.

Kürtlerin kazanımlarının hedef alındığı bir dönem yaşadıklarını belirten Türk, “Uzun yıllar siyasetin içinde yer alan biri olarak, devletin zulüm politikalarını iyi bilenlerdenim. İnanın ki 12 Eylül’leri, 1994’leri yaşadık. Ancak hiçbir dönem şimdi ki gibi Kürtlerin üzerine gelindiğini görmedim. Tamamen Kürtlerin kazanımlarını ortadan kaldırmaya yönelik ve Kürtlerin kazanımların fili olarak bitirmeye yönelik bir durumla karşı karşıyayız” dedi.

“Görev başındaki belediye başkanları vesayet altında”

Yerel yönetimler olmadan demokrasiden söz etmenin mümkün olmadığını ve her koşulda demokratik siyasette ısrarcı olacaklarını kaydeden Türk, kayyum atanan belediyelerin dışında görev başında olan belediye başkanlarının da vesayet altında olduğunu ileri sürdü.

“Kaymakam ve valinin talimatları dışında bir şey yaptığı zaman, yine zorluklarla karşı karşıya kalıyor” diyen Türk, “Bir bütün olarak yerel yönetimler devletin baskısı, hükümetin baskısı ile işlemez hale gelmiştir. Biz bütün kayyum atanan, atanmayan tüm belediyelerimizi dünya gündemine taşımak zorundayız. Patimiz bu süreçte halka bütünleşerek politikalar izlemesi, özgün siyaseti, bağımsız bir siyaset çizgisi ile bu siyaseti büyütmek durumundadır” şeklinde konuştu.

“Afrin ve Erbil’de ne işiniz var?”

Hükümetin Libya ve Suriye politikalarını eleştiren Türk, devamında şu ifadeleri kullandı:

“Yabancı güçler çekilsin diyorsunuz, Afrin’de ne işiniz var? Serêkaniyê’de ne işiniz var? Erbil’de Süleymaniye’de ne işiniz var? TelAbyad’ta ne işiniz var? Aslında bu emperyalist emellerinin çok açık bir şekilde ortaya çıkarılması gerekiyor. Bizim burada görevimiz sadece Kürt halkına mesaj vermek değil. Bizim görevimiz Türkiye halklarının tamamına mesaj verecek, onu düşündürecek, ikna edecek bir siyaseti gündeme getirmek ve bu siyaset üzerinden politika yürütmek lazım.”


"